Espiye Masaj Salonu Masöz Nil
Espiye Masaj Salonu Masöz Nil
Espiye Masaj Salonu. Güneş tesirini yitirmiş, anısı sadece çevreye yayılan hafifçe bir ışıkla korunuyordu. Tabiat daha özgürce nefes alıyordu. Göl durgun, bir ayna gibi pürüzsüzdü. Blegdammen’deki konforlu evler, daha ötesi metal gibi karanlık olan suda yansıyordu. Öte yandaki yol ve evler güneşin soluk ışınlarıyla aydınlanıyordu. Gökyüzü açıktı ve tek bir minik bulut tepede fark edilmeksizin süzülüyordu. Onu iyi görebilmek için gölün ayna şeklinde duran yüzeyine bakmak gerekiyordu, ama hemen sonra gözden kayboluyordu.
Tek bir yaprak kımıldamıyordu.- Bu, o kızdı; yeşil manto aldatmış olsa da gözlerim beni aldatmaz. Onca süre hazırlanmış olmama rağmen duyduğum coşkuı denetlemek, yüreğimdeki çsafha tarlalarda öten tarlakuşunun bir yükselip bir alçalan sesi şeklinde yükseliş ve düşüşlere engel olmak olanaksızdı. Tek başınaydı. Üzerinde iyi mi bir elbise olduğunu yine unuttum, ama şu anda yine de bir resmi var gözümde. Tek başınaydı; anlaşılan kendisiyle değil de düşünceleriyle meşguldü kafası. Sanki düşünmüyordu da düşüncelerinin sakin akışı, bir genç kızın iç çekişleri benzer biçimde açıklanamayan, önsezilerin egemen olduğu ruhuna özleminin bir resmini dokuyordu.
Espiye Masaj Salonu Masöz Nil
Espiye Masaj Salonu. En güzel çağındaydı. Genç kızlar oğlanlar için kullanılan anlamda gelişmezler; çünkü kızlar büyümez, doğarlar. Oğlan çocuğu direkt gelişmeye başlar ve bu uzun süre alır; bir genç kızın doğması uzun zaman alır fakat dünyaya geldiğunda tam gelişmiş olur. Onun sınırsız zenginliği burada yatar; dünyaya geldiğu anda tam gelişmiş durumdadır fakat bu doğum anı geç gelir. Bu nedenle kızlar iki kez doğar, İkincisi evlendiği, daha kısaca, doğmayı artık bıraktığı zamandır ki onun doğum anı budur.
Tam gelişmiş olarak Jüpiter’in kafasından fırlayan yalnızca Minerva değildir, tüm güzelliğiyle okyanustan çıkan yalnızca Venüs değildir; kadınlığı insanoğluın gelişme dediği şeyle yok edilmemişse her genç kız böyledir. Yavaş yavaş değil, birdenbire uyanır; öte yandan, insanoğlu onu vaktinden önce uyandıracak kadar densiz değilse eğer, daha uzun süre düş görür. Fakat bu düş, sonsuz bir zenginliktir- Kendisiyle değil de kendi içinde meşguldü ve bu meşguliyet onda sonsuz bir refah ve ahenk biçimindeydi.
Son yorumlar